Bizi Takip Edin :
Yönetilen BT

Kullanıcı Başına BT Destek Fiyatı: Neye Göre Değişir?

Sunucu odasında dizüstü bilgisayarla destek kaydı üzerinde çalışan BT teknisyeni — Xen Bilişim

Aynı ilçede, aynı çalışan sayısına sahip iki ofise gelen kullanıcı başı destek teklifi bazen 250 TL, bazen 900 TL çıkıyor. İkisi de “yönetilen BT” yazıyor, ikisi de kullanıcı başı fiyatlandırıyor. Aradaki fark rastgele değil; teklifin arkasında kaç saatlik kapasite ayrıldığı, hangi yanıt süresi taahhüt edildiği ve fiyata neyin dahil olduğu yatıyor. Rakamı görmeden önce bu üçünü sormak gerekiyor.

Fiyatı Belirleyen Aynı Kalemler Değil, Aynı Varsayımlar

“Kullanıcı başı” ifadesi tek bir standart ölçü değil. Bazı sağlayıcı bunu koltuk (kullanıcı) sayısına göre, bazısı yönetilen cihaz sayısına göre hesaplıyor. Bir kullanıcının masaüstü, dizüstü ve telefonu ayrı ayrı sayılırsa aynı ofis için çıkan toplam rakam iki katına çıkabiliyor — sorulmadan fark edilmiyor.

Fiyatı aşağı ya da yukarı çeken etkenler şunlar:

EtkenFiyatı düşürenFiyatı yükselten
Kullanıcı/cihaz sayımıKullanıcı başına sabit (cihaz sayısı önemsiz)Cihaz başına ayrı ücret
Yanıt süresiMesai içi, birkaç saatlik ilk yanıt7/24, 15-30 dakika içinde ilk müdahale
Kapsam saatleriYalnızca mesai saatleriGece/hafta sonu dahil
Uzaktan/yerinde oranıAğırlıklı uzaktan çözümSahaya çıkış sık gerekiyor (üretim, vardiyalı iş)
Dahil araçlarYalnızca destek kaydı sistemiEDR, yedekleme, şifre yöneticisi paket içinde
Sözleşme süresi2-3 yıllık taahhütAy ay, taahhütsüz

Bu tablodaki her satır ayrı ayrı %10-30 arası oynatabiliyor; üçü dördü aynı anda ters yönde birikince nihai rakam kolayca ikiye katlanıyor. Örnek: 20 kişilik bir ofiste kullanıcı başına 3 cihaz varsa (masaüstü, dizüstü, telefon) ve sağlayıcı cihaz başı ücretlendiriyorsa, “kullanıcı başı 400 TL” gibi görünen teklif aslında fiilen 1.200 TL’ye tekabül ediyor olabilir. Teklifi imzalamadan önce hesabın kullanıcı mı cihaz mı üzerinden yapıldığını netleştirmek gerekiyor.

Sabit Kullanıcı Başı Ücret mi, Çağrı Başına Faturalama mı?

İki temel model var ve ikisi de farklı riski size ya da sağlayıcıya yüklüyor.

Sabit kullanıcı başı ücrette aylık rakam ne kadar destek kaydı açarsanız açın sabit kalır. Bütçe planlaması kolaylaşır, ama sağlayıcı tarafında “az arıza çıksın” motivasyonu oluşur — bu da proaktif izlemeye teşvik eder, kötü niyetliyse ihmale de yol açabilir.

Çağrı başına faturalamada her destek kaydı ayrı ücretlendirilir. Az sorun çıkan ay ucuza gelir, ama bir sunucu göçü ya da fidye yazılımı sonrası kriz döneminde fatura fena patlayabilir. Bu model, arıza sıklığı düşük ve öngörülebilir ortamlarda mantıklı; sık değişen, büyüyen bir ofiste bütçeyi kırılgan bırakıyor.

Saha görüşmelerimizde gördüğümüz eğilim şu: 15 kullanıcının üzerindeki ofisler neredeyse hep sabit modele geçiyor, çünkü öngörülebilirlik büyüdükçe daha değerli hale geliyor.

Karma bir model de var: aylık düşük bir sabit ücrete (izleme, yama yönetimi, temel danışmanlık) belirli sayıda destek kaydı dahil edilir, o sayı aşılınca çağrı başına ek ücret işler. Küçük ofisler için bu, iki modelin riskini paylaştırıyor — sabit ücretin öngörülebilirliğini korurken, sağlayıcının “az arıza çıksın” kaygısını da tamamen ortadan kaldırmıyor.

Teklifte Görünmeyip Sonradan Çıkan Kalemler

Aylık rakam masaya geldiğinde şu sorular çoğu zaman sorulmuyor, ama fatura sonra bunlarla şişiyor:

  • Proje işleri dahil mi? Yeni ofis kurulumu, sunucu göçü, toplu bilgisayar yenileme gibi tek seferlik işler genelde ayrı fiyatlandırılır. Sözleşmede “kapsam dışı” yazan maddeleri önceden görün.
  • Üçüncü taraf yazılım desteği var mı? Muhasebe programı, üretim yazılımı gibi ofise özel uygulamalarda sağlayıcı sorumluluk almıyorsa, o yazılımın kendi desteğini ayrıca ödemeniz gerekir.
  • Donanım ve lisans maliyeti pakete dahil mi, ayrı mı faturalanıyor? Antivirüs, yedekleme depolama alanı ya da yeni bir güvenlik duvarı cihazı bazen “destek” ücretinin dışında tutuluyor.
  • Mesai dışı acil müdahale ek ücretli mi? Sözleşmede yazan yanıt süresi mesai saatleriyle sınırlıysa, gece gelen bir çağrı ayrı faturalanabilir.

Bu dört soruyu teklif aşamasında sormak, üç ay sonra “bunu da mı ödeyecektik” şaşkınlığını önlüyor.

Sık Sorulan Sorular

10-15 kullanıcılık bir ofis için makul bir aralık var mı? Aralık; kapsam saatleri, dahil araçlar ve sahaya çıkış sıklığına göre değişir, tek bir “doğru” rakam yok. Karşılaştırma yaparken aynı kapsamı (aynı yanıt süresi, aynı dahil araçlar) baz alarak fiyat sormak, farklı paketleri yan yana koymaktan daha sağlıklı.

Kullanıcı başı mı, cihaz başı mı daha adil? Çoğu ofiste bir kullanıcının birden fazla cihazı varsa (masaüstü + dizüstü + telefon), kullanıcı başı sabit fiyat genelde daha öngörülebilir çıkıyor. Cihaz başı model, envanter büyüdükçe faturanın da otomatik büyümesi anlamına gelir.

Teklifleri karşılaştırırken sorulacak en önemli soru ne? “Bu fiyata dahil olmayan, ayrı faturalanan ilk üç kalem nedir?” Bu tek soru, çoğu gizli maliyeti teklif aşamasında ortaya çıkarıyor.

Fiyat teklifinde yanıt süresi yazmıyorsa ne olur? Yanıt süresi sözleşmede yoksa, kritik bir arızada beklenen davranışla gerçekte yaşanan arasında uyuşmazlık çıkar. Sözlü verilen “hemen bakarız” sözü bağlayıcı değildir; yazılı SLA maddesi olmayan bir teklif, fiyatı ne kadar cazip görünürse görünsün eksik kabul edilmeli.

Bu yazıyı paylaşın
Read in English

İlgili Yazılar